GeRçEK SeVdA
Sen bu dağların sevda türküsüsün bahar gözlüm, denizlerin mavisi, bulutların beyazısın.  Çatlamış toprağın bağrına düşen bir damla susun. Ne zaman bahar gelse, yağmur yağmur çiçek açar gökyüzünde sesin.
Ben sonbaharın yorgun yanık türküsüyüm oysa, sarıya çalar rengim, rüzgarlar estikçe savurur gider yapraklarımı uzak diyarlara.
Sonbaharda kar yaÄŸar üzerime, üşür ömrüm.  Yalnızlık kocaman bir daÄŸ olup büyür gözlerimde. Gitme sevdamsın! Gidersen rotası belli olmayan gemiler alıp götürür umutlarımı ulaÅŸamıyacağım yerlere…
Sen gülüşünde baharın ilk sevincini, gözlerinde göğün uçuk mavisini
taşıyorsun!.. Baharın kokusudur yeryüzüne dağılan temiz nefesin. YaÅŸamak bir su gibi berrak yüzünün aydınlığında, bir köy türküsü gibi içli ve hilesiz dağçiçeÄŸim…
Ben seni ozanca sevdim türkünakışlım, aybakışlım, sular gibi temiz, bir rüzgar gülü gibi hilesiz. Mehtabın güzelliÄŸi, yıldızların ışıltısısın sen karlı daÄŸlarda, rüzgarların soluÄŸu, güneÅŸin dostluÄŸusun.  Umut, aÅŸk ve alın terisin sen akalınlarda. TopraÄŸa ekilen tohum, bahara söylenen aÅŸkÅŸarkısısın. Ceylan gözlerin sevinci, dudakların ıslığısın türkülü ırmaklarda…  Gitme ne olur.
Gidersen, yaşamın acılı haritasında yaralı bir kalbin, adını bilmediğim
çiçekleri kanar içimde her gece…  Ay suskunlaşır, yıldızlar suskunlaşır, acılar
suskunlaşır, yitirir sesini yaÅŸayanlar da ölüler gibi…  SuskunluÄŸun trendinde kan kusar yürekler sensiz. Rüzgar da esmez artık buralarda, çiçekler de açmaz, herkes boynu bükük kalır bu ÅŸehirde, çekip gider mutluluklar…  Gitme ne olur.
Bak hüznün zifiri saçları akıyor geceye, gecenin karanlığına karışıyor hüznüm…
LanetlenmiÅŸ yalnızlıklara ah ediyor kalbim. Her gün biraz daha büyüyor içimdeki kırgınlık…  Gitme… Acılar içinde olsam da yaÅŸamı çılgınca sevdim ben.
Çılgınca sevdim bu dağları, bozkırları, güneşi. En çok seni sevdim dağçiçeğim,
en çok seni sevdim… Gitme ne olur.
Yol türküleri kederlidir nazlım, yol türküleri dertli, yol türküleri acılı.
Gidersen kar yağar istasyonlara, boynu bükük bakar ardından bütün akasyalar.
Gitme, bir güvercin sıçaklığı gibi kal yüreğimde. Ben ki sevdamı dağlı bir çiçek gibi göğsümüm üstünde taşıdım hep, namusumun akında. Ne zaman gözlerine baksam beyaz beyaz güvercinler kanat çırpar mavilere;  Güller açar ne zaman ellerimi uzatsam saçlarına, serin serin eser yeller.
Bu sevdayı alıp gitme benden, alıp gitme mutluluğumu gözleri türkülü kuşum;
içimdeki baharı öldürüp gitme, kimsiz, kimsesiz boynu bükük bırakma türkülerimi.
Körpe bir dal gibi koparma sevinçlerimi yüreÄŸimden ne olur…  Gitme sevdamsın, ateÅŸimsin, hasretimsin& Gitme ekmeÄŸimsin sen, suyum, havamsın& Gitme, ben sana kalbimi verdim. Â
Kalbimi de alıp gitme…
Gitme, figan düşer denizlere sular çekilir
yaÄŸmur yaÄŸmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür
gitme
bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm
gitme
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm
gitme
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm
gitme
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlarda gider bu kent de, ölürüm
gitme kal
menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam yokluğun ölüm
Alıntı
