Mar
Gitme Ne Olur
Written by SuGibi
Gidersen, yaşamın acılı haritasında yaralı bir kalbin, adını bilmediğim
çiçekleri kanar içimde her gece… Ay suskunlaşır, yıldızlar suskunlaşır, acılar
suskunlaşır, yitirir sesini yaşayanlar da ölüler gibi… Suskunluğun trendinde kan kusar yürekler sensiz. Rüzgar da esmez artık buralarda, çiçekler de açmaz, herkes boynu bükük kalır bu şehirde, çekip gider mutluluklar… Gitme ne olur.
Bak hüznün zifiri saçları akıyor geceye, gecenin karanlığına karışıyor hüznüm…
Lanetlenmiş yalnızlıklara ah ediyor kalbim. Her gün biraz daha büyüyor içimdeki kırgınlık… Gitme… Acılar içinde olsam da yaşamı çılgınca sevdim ben.
Çılgınca sevdim bu dağları, bozkırları, güneşi. En çok seni sevdim dağçiçeğim,
en çok seni sevdim… Gitme ne olur.
Yol türküleri kederlidir nazlım, yol türküleri dertli, yol türküleri acılı.
Gidersen kar yağar istasyonlara, boynu bükük bakar ardından bütün akasyalar.
Gitme, bir güvercin sıçaklığı gibi kal yüreğimde. Ben ki sevdamı dağlı bir çiçek gibi göğsümüm üstünde taşıdım hep, namusumun akında. Ne zaman gözlerine baksam beyaz beyaz güvercinler kanat çırpar mavilere; Güller açar ne zaman ellerimi uzatsam saçlarına, serin serin eser yeller.
Bu sevdayı alıp gitme benden, alıp gitme mutluluğumu gözleri türkülü kuşum;
içimdeki baharı öldürüp gitme, kimsiz, kimsesiz boynu bükük bırakma türkülerimi.
Körpe bir dal gibi koparma sevinçlerimi yüreğimden ne olur… Gitme sevdamsın, ateşimsin, hasretimsin& Gitme ekmeğimsin sen, suyum, havamsın& Gitme, ben sana kalbimi verdim.
Kalbimi de alıp gitme…
Gitme, figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür
gitme
bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm
gitme
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm
gitme
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm
gitme
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlarda gider bu kent de, ölürüm
gitme kal
menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam yokluğun ölüm
Mar
Özlemek
Written by SuGibi
Özlemek; sevmektir ilk once
Cunku sevmezsen ozlemessinki delicesine.
Özlemek; aglamaktir
Akan her gozyasinda anilari animsamaktir.
Özlemek; uzaklara dalmaktir
Cok uzaklara…
Özlemek; umit etmektir
Hayal etmek basarmanin yarisidir misali.
Özlemek; saklamaktir
Bazen yalnizligindan, bazen ise etrafindaki gereksiz kalabaliktan.
Özlemek; haykirmaktir
Sesin kisilircasina ozledim diye bagirmaktir.
Özlemek; kizmaktir
Bazen ozlemine neden olanlara, bazen ise kadere çaresizce.
Özlemek; yanilmaktir
Gece yarisi kalktiginda, herseyin bir ruya oldugunu anladiginda mesela.
Özlemek; sabretmektir
Usanmadan safagi gÖzlemektir
Yillari, aylari, haftalari, gunleri, saatleri, dakikalari hatta saniyeleri kovalamaktir.
Özlemek; yasamaktir
Yalnizliga inat mucadele etmektir
Özlemek; kavusmaktir
Bir daha ayrilmayacasina… Hayal bile olsa.
Mar
Aşk Belki…
Written by SuGibi
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi…
Ama; kendimden bile önce tanıdığım…
Her saniye yeniden doğmak gibi…
Ama, asırlardır süren…
Kışa dönmeyen sonbahar; derin, duygulu…
Yaza dönmeyen ilkbahar; serin, coşkulu…
Ilık avuçlarında, kar taneleri…
Güneş sıcağı, gözleri…
Ve sözleri…
Ve sesi…
Böyle olmalı aşkın tarifi…
Ki, tarif edilememeli…
“Resmini çiz!” deseler…
Bacası tüten bir ev belki…
Belki gece yarısı terkedilmiş bir şiir…
Veya kaldırımların kanına giren…
Aşkın ayak sesleri…
“Resmini çiz!” deseler…
Her köşe başı ıhlamur kokar…
Yağmur kokar…
“Resmini çiz!” deseler…
Şehit akıncının dudaklarındaki tebessüm…
Veya…
Gecenin koynuna bırakılan gözyaşları…
Gizli ve mahçup…
Aşk, istemektir belki…
Belki bir ticaret; pazarlıksız…
Bedeli kalbinizdir… Bedeli herşeydir…
Sonrası bir uzun yolculuk…
Sonrası; nasip!
Tarifini sorsalar….
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi…
Az kalsın ölüyormuşum gibi…
Mar
Eşime…
Written by SuGibiHani sabah güneşi yüzüne vurur da için ısınır ya
Hani gülü koklarsın da güzelliği içini sarar ya
İşte sen öyle bir şeysin
Hani denizlere bakarsın enginliğinde kaybolursun ya
Hani yıldızlara bakarsın ellerinle tutmayı istersin ya
İşte sen öyle bir şeysin
Hani yağmur yağar da ölü toprak dirilir ya
Hani tohum yeniden dirilmek için toprağa düşer ya
İşte sen öyle bir şeysin
Öyle düştün benim gönlüme.
Mar
Annelerimizden Neler Öğrendik
Written by SuGibi
Sabırlı olmayı
Akşam babam eve gelsin görürsün
Hakkımızı alacagımızı
Eve gidince görürsün sen
Dialog kurmayı
Sana bir sey sordugumda cevap ver
ne soyleyeyım anne
sus cevap verme
Tıp bilgilerini
Gözlerini şasi yaparken birgün ole kalıcaksın
Olgun olmayı
Bu tabağın hepsini bitirmezsen büyüyemezsin
Genetik bilgileri
Sende lanet olsun babana cektin
Bilgeliği
Benim yasıma gel o zaman anlarsın beni
Adaleti
Birgün seninde cocukların olucak.
İnşallah onlar da senin simdi bana yaptıklarini yapar