Özlemek; sevmektir ilk once
Cunku sevmezsen ozlemessinki delicesine.
Özlemek; aglamaktir
Akan her gozyasinda anilari animsamaktir.
Özlemek; uzaklara dalmaktir
Cok uzaklara…
Özlemek; umit etmektir
Hayal etmek basarmanin yarisidir misali.
Özlemek; saklamaktir
Bazen yalnizligindan, bazen ise etrafindaki gereksiz kalabaliktan.
Özlemek; haykirmaktir
Sesin kisilircasina ozledim diye bagirmaktir.
Özlemek; kizmaktir
Bazen ozlemine neden olanlara, bazen ise kadere çaresizce.
Özlemek; yanilmaktir
Gece yarisi kalktiginda, herseyin bir ruya oldugunu anladiginda mesela.
Özlemek; sabretmektir
Usanmadan safagi gÖzlemektir
Yillari, aylari, haftalari, gunleri, saatleri, dakikalari hatta saniyeleri kovalamaktir.
Özlemek; yasamaktir
Yalnizliga inat mucadele etmektir
Özlemek; kavusmaktir
Bir daha ayrilmayacasina… Hayal bile olsa.
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi…
Ama; kendimden bile önce tanıdığım…
Her saniye yeniden doğmak gibi…
Ama, asırlardır süren…
Kışa dönmeyen sonbahar; derin, duygulu…
Yaza dönmeyen ilkbahar; serin, coşkulu…
Ilık avuçlarında, kar taneleri…
Güneş sıcağı, gözleri…
Ve sözleri…
Ve sesi…
Böyle olmalı aşkın tarifi…
Ki, tarif edilememeli…
“Resmini çiz!” deseler…
Bacası tüten bir ev belki…
Belki gece yarısı terkedilmiş bir şiir…
Veya kaldırımların kanına giren…
Aşkın ayak sesleri…
“Resmini çiz!” deseler…
Her köşe başı ıhlamur kokar…
Yağmur kokar…
“Resmini çiz!” deseler…
Şehit akıncının dudaklarındaki tebessüm…
Veya…
Gecenin koynuna bırakılan gözyaşları…
Gizli ve mahçup…
Aşk, istemektir belki…
Belki bir ticaret; pazarlıksız…
Bedeli kalbinizdir… Bedeli herşeydir…
Sonrası bir uzun yolculuk…
Sonrası; nasip!
Tarifini sorsalar….
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi…
Az kalsın ölüyormuşum gibi…
Hani sabah güneşi yüzüne vurur da için ısınır ya
Hani gülü koklarsın da güzelliği içini sarar ya
İşte sen öyle bir şeysin
Hani denizlere bakarsın enginliğinde kaybolursun ya
Hani yıldızlara bakarsın ellerinle tutmayı istersin ya
İşte sen öyle bir şeysin
Hani yağmur yağar da ölü toprak dirilir ya
Hani tohum yeniden dirilmek için toprağa düşer ya
İşte sen öyle bir şeysin
Öyle düştün benim gönlüme.
hayat senin kendine bak ama iyi bak
gelince dağılır yine saçlarım
gelince yine kırılır aynam
hayat senin uzak dur benden
ihanet tomurcukları elinde açsın
bir vefa kırıntısı nerde en son safta
bak elindeki aynaya
kırık dökük ölümler
bir yigit derdi
mutluluk bile acı veriyor
çünkü sonu var
sonuç zavallı ilkbahar giyontinleri
iki eski dost şimdi karşı karşıya
iki eski ınatçı ten ve ruh
olsun olmasanda olur bir tende…
Sen benim güneşimsin
Sen benim umudumsun
Sen benim ateşimsin
Sen benim yalnızlığımsın
Sen benim ertelenmiş sözcüklerimsin
Sen benim gözlerimsin
Sen benim kalbimdesin
Sen benim meleğimsin
Sen benim cesaretimsin
Sen benim ağlama sebebimsin
Sen benim karanlığımsın
Sen benim yaşamımsın
Sen benim ölümümsün
Sen benim sevdiğimsin
Sen benim hep seveceğimsin
Sen benim sevdamsın
Sen benim denizimsin
Sen benim ağacımsın
Sen benim AŞKIMSIN!
Söyleyemesem de sen benim AŞKIMSIN
Sen benim sevdiğimsin
Sen benim ertelenmiş seni seviyorumlarımsın!
Bilmesende sen HEP BENDESİN