Archive

Archive for the ‘Ayrılık’ Category

Askere … Meğerse

March 27th, 2009 No comments

Bir daha asla sana kızmayacağım,
yaptıkların için tartışmayacağım,
beni nekadar çok kızdırmak istesende,
o şakacı halinle, surat yapmayacağım.
kızdırmaların kıskandırmaların,
umursamaz gibi görünmen,
ilgisiz davranman,
benden kendini uzak tutman,
yardımcı olmak istememen…

meğerse,
hepsi benim içinmiş…
iyice sana bağlanmamam,
sensiz de ayakta kalabilmem,
yavrumuza hem annelik hem babalık yapabilmem,
sensizliğe daha çabuk alışabilmem,
senin yokluğunu hissetmemem içinmiş.

meğerse,
o ilgisiz, umursamaz halinin arkasında
ne kadar çok büyük düşünceler varmış.
ne kadar büyük bir yükün altına omuz verdiğini anlayamamışım
hep seni suçlamışım ne aptalmışım.

meğerse,
beni okadar çok sevmişsinki,yeni yeni anlıyorum.
uzakta iken arıyor insan,
kızdırmalarını, kıskandırmalarını,
huysuzluklarını bile okadar çok özlüyorum ki
hele birde yavrumun o bozuk konuşmasıya
zorlana zorlana resmine bakıp
öpüp koklarken gözlerimin içine bakıpda
-nerede? dercesine bakıpda BABA! demesi…
büsbütün yıkıyor, kahrediyor beni.
ne olur çabuk gel o gittiğin yerden,
duy sesini neredeysen.

hani demiştinya beni duymak istersen gökyüzüne bak,
yıldızlardan sana bakacağım
sizi oradan hep izleyeceğim
işte bak geldim, sana sesleniyorum,
biliyorum çok geç oldu belki söylemeyeli,
bilmiyorum nasıl çıkacak okadar zamandan sonra,
ama yüreğinde acı gözümde yaş ile
sesleniyorum aşkım sana;

SENİ SEVİYORUM!…

Categories: Ayrılık, Sevgili, Şiir Tags:

Askerden … Mecburum

March 27th, 2009 No comments

bir deprem yüreğimde
titremekte ellerim gözlerim yüreğim,
korkudan değil, sana belli etmemek için
içimde esen fırtınayı.
gözlerimde sel,
yüreğimde kor,
avucumda o minik elleri ile
biricik yavrum.
gözlerini çakmış babasının gözlerine
gitme dercesine ağlamaklı
babası ne yapsın ki mecbur.
bir ölüme seyirci almek,
bile bile gitmek, dönmeyeceğini bilmek gibi
zamansız bir acı, zamansız bir ayrılık
istemesemde gitmek zorunda kalmak,
özür dilemek faydasının olmadığını bilmek
elinden bişey gelmemek ama mecburum…
bu az bir zaman değil,
bir ömür sanki
koskoca bir ömür parçası kayıp gidecek ellerimizden
hemde o güzel yavrunun en çok babaya
ve bize ihtiyacı varken
koparıp alanlar utansın ki
ben çok utanıyorum bu halden
sizi koyup gittiğim için
içim, içim acıyor bu hale.
hiç aklıma gelmezdi bu kadar zor ve acı olacağı
şimdiyse boğazımda koca bir düğüm
yutkunamıyorum, nefes alamıyorum
bu halde ben sizi bırakmak istemiyorum.
bu belkide bir veda hiç yapmadığım
belkide sizi çok ihmal ettim
ama şimdi görüyorum ki
neleri bırakıp da gidiyorum
kaybedince mi anlamak zorunda
her seferinde insan elindekini.
herşey için herkesden özür diliyorum
ve gidiyorum
sessizce bir sensizliğe
15 ay dile kolay,
daha bebeğimiz bile 15 aylık değilken ben nasıl olurda
bırakırım sizi bir başınıza…
Allah’a emanet olun, birbirinize iyi bakın.
ve beni hiç düşünmeyin,
ben sizi sizden çok düşüneceğim
her an ve her saniye,
içimde bitmeyen bir acı özlem ve hasretle.
bir baba için çok zor anlar bunlar ama
elveda…

Categories: Ayrılık, Hasret, Sevgili, Şiir Tags:

Ayrılmam

March 27th, 2009 No comments

Sona ermekte gün yine seninle
Akşamlar böyledir hep sessiz
Eşyalar başka yerde, ben bir yerde
Gölgen dolaşır gibi, sanki peşimde

Işıkları yakın nedir bu giz
Yokluğun da, sen de varsa, sen bu evde

Ayrılmam, sarılırım hayallere
Ayrılmam, sevişirim özleminle

Hava ağır sıkıntıda sokaklar
Sensin kaldırımlardaki bu iz
Alışmaya çalıştıkça öfke gibi
Hasret büyüyor göğsümde, sinsi, sessiz

Categories: Ayrılık, Şiir Tags:

Üşüyorum – Muhsin Yazıcıoğlu

March 27th, 2009 1 comment

 Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun, Mamak Cezaevi’nde 15 yıl önce yazdığı ‘Üşüyorum‘ şiiri dinleyenleri duygulandırıyor. Yazıcıoğlu, “Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır, Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum.” dizeleriyle şiirine başlıyor.

 Yazıcıoğlu’nun şiiri, “Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum Durun kapanmayın pencerelerim, Güneşimi kapatmayın, Beton çok soğuk, üşüyorum.” dizeleriyle bitiyor.

İşte Yazıcıoğlu’nun Mamak Cezaevi’ndeyken yazdığı ve okuduğu ‘Üşüyorum‘ şiirini kendi sesinden dinleyebilir (video) ya da okuyabilirsiniz

Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum…

Muhsin YAZICIOĞLU

Categories: Ayrılık, Şiir, SuGibi Tags:

Öldüm De Uyandım

March 27th, 2009 No comments
 Kurtlar Vadisi Pusu’da çalan Mematinin Türküsü
‘Öldüm De Uyandım’

Söz: Ömer Lütfi Mete
Müzik-Düzenleme: Gökhan Kırdar
Solist: Gürkan Uygun (memati)

‘Öldüm De Uyandım’

Bu şehir girdab gülüm
Girdab ta mehtab gülüm
Feleğin bir suyu var
Su değil kezzap gülüm
Su değil kezzap
Yezidin harcı zulüm
Yiğidin burcu ölüm
Feleğe dayandım gülüm
Öldüm de uyandım gülüm
Öldüm de uyandım