commodity trading

Gitme Ne Olur

Written by SuGibi on 28 March 2009 – 00:38

Gidersen, yaşamın acılı haritasında yaralı bir kalbin, adını bilmediğim
çiçekleri kanar içimde her gece… 
Ay suskunlaşır, yıldızlar suskunlaşır, acılar
suskunlaşır, yitirir sesini yaşayanlar da ölüler gibi… 
 Suskunluğun trendinde kan kusar yürekler sensiz. Rüzgar da esmez artık buralarda, çiçekler de açmaz, herkes boynu bükük kalır bu şehirde, çekip gider mutluluklar… Gitme ne olur.
Bak hüznün zifiri saçları akıyor geceye, gecenin karanlığına karışıyor hüznüm…
Lanetlenmiş yalnızlıklara ah ediyor kalbim. Her gün biraz daha 
büyüyor içimdeki kırgınlık… Gitme… Acılar içinde olsam da yaşamı çılgınca sevdim ben.
Çılgınca sevdim bu dağları, bozkırları, güneşi. 
En çok seni sevdim dağçiçeğim,
en çok seni sevdim… Gitme ne olur.
Yol türküleri kederlidir nazlım, yol türküleri dertli, yol türküleri acılı.
Gidersen kar yağar istasyonlara, 
boynu bükük bakar ardından bütün akasyalar.
Gitme, bir güvercin sıçaklığı gibi kal yüreğimde. Ben ki sevdamı 
dağlı bir çiçek gibi göğsümüm üstünde taşıdım hep, namusumun akında. Ne zaman gözlerine baksam beyaz beyaz güvercinler kanat çırpar mavilere; Güller açar ne zaman ellerimi uzatsam saçlarına, serin serin eser yeller.
Bu sevdayı alıp gitme benden, alıp gitme mutluluğumu gözleri türkülü kuşum;
içimdeki baharı öldürüp gitme, kimsiz, kimsesiz boynu bükük 
bırakma türkülerimi.
Körpe bir dal gibi koparma sevinçlerimi yüreğimden ne olur… 
 Gitme sevdamsın, ateşimsin, hasretimsin& Gitme ekmeğimsin sen, suyum, havamsın& Gitme, ben sana kalbimi verdim.

Kalbimi de alıp gitme…
Gitme, figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür
gitme
bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm
gitme
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm
gitme
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm
gitme
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlarda gider bu kent de, ölürüm
gitme kal
menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam yokluğun ölüm


Posted in Ayrılık, Hasret, Şiir | No Comments »

Sensizlik Sessizlik

Written by SuGibi on 27 March 2009 – 23:51

Sensizlik ;

öyle bişeyki…

yolcusu olmayan bir halk otobüsü gibi
nazlı nazlı ilerler yollarda,
suları çekilmiş bir akvaryumda
çirpinmak öleceğini bile bile,
gittiği yerden geri dönmeyeceğini bilen
bir komando gibi mağrur,

ama ümidi var…
o otobüs dolacak yolcularla,
o akvaryum dolacak dılarla,
ve zafer gelecek iman dolu göğsünde çiçekler de açsa kanla!…

bilir ama öleceğini de bilse
dönmeyecek bildiği tek gerçekten!

sensizlik öldürecek, sadece sensizlik,
bu koca şehirde koskoca bir sessizlik!…


Posted in Ayrılık, Hasret, Şiir | No Comments »

Askere … Meğerse

Written by SuGibi on 27 March 2009 – 23:47

Bir daha asla sana kızmayacağım,
yaptıkların için tartışmayacağım,
beni nekadar çok kızdırmak istesende,
o şakacı halinle, surat yapmayacağım.
kızdırmaların kıskandırmaların,
umursamaz gibi görünmen,
ilgisiz davranman,
benden kendini uzak tutman,
yardımcı olmak istememen…

meğerse,
hepsi benim içinmiş…
iyice sana bağlanmamam,
sensiz de ayakta kalabilmem,
yavrumuza hem annelik hem babalık yapabilmem,
sensizliğe daha çabuk alışabilmem,
senin yokluğunu hissetmemem içinmiş.

meğerse,
o ilgisiz, umursamaz halinin arkasında
ne kadar çok büyük düşünceler varmış.
ne kadar büyük bir yükün altına omuz verdiğini anlayamamışım
hep seni suçlamışım ne aptalmışım.

meğerse,
beni okadar çok sevmişsinki,yeni yeni anlıyorum.
uzakta iken arıyor insan,
kızdırmalarını, kıskandırmalarını,
huysuzluklarını bile okadar çok özlüyorum ki
hele birde yavrumun o bozuk konuşmasıya
zorlana zorlana resmine bakıp
öpüp koklarken gözlerimin içine bakıpda
-nerede? dercesine bakıpda BABA! demesi…
büsbütün yıkıyor, kahrediyor beni.
ne olur çabuk gel o gittiğin yerden,
duy sesini neredeysen.

hani demiştinya beni duymak istersen gökyüzüne bak,
yıldızlardan sana bakacağım
sizi oradan hep izleyeceğim
işte bak geldim, sana sesleniyorum,
biliyorum çok geç oldu belki söylemeyeli,
bilmiyorum nasıl çıkacak okadar zamandan sonra,
ama yüreğinde acı gözümde yaş ile
sesleniyorum aşkım sana;

SENİ SEVİYORUM!…


Posted in Ayrılık, Sevgili, Şiir | No Comments »

Askerden … Mecburum

Written by SuGibi on 27 March 2009 – 23:47

bir deprem yüreğimde
titremekte ellerim gözlerim yüreğim,
korkudan değil, sana belli etmemek için
içimde esen fırtınayı.
gözlerimde sel,
yüreğimde kor,
avucumda o minik elleri ile
biricik yavrum.
gözlerini çakmış babasının gözlerine
gitme dercesine ağlamaklı
babası ne yapsın ki mecbur.
bir ölüme seyirci almek,
bile bile gitmek, dönmeyeceğini bilmek gibi
zamansız bir acı, zamansız bir ayrılık
istemesemde gitmek zorunda kalmak,
özür dilemek faydasının olmadığını bilmek
elinden bişey gelmemek ama mecburum…
bu az bir zaman değil,
bir ömür sanki
koskoca bir ömür parçası kayıp gidecek ellerimizden
hemde o güzel yavrunun en çok babaya
ve bize ihtiyacı varken
koparıp alanlar utansın ki
ben çok utanıyorum bu halden
sizi koyup gittiğim için
içim, içim acıyor bu hale.
hiç aklıma gelmezdi bu kadar zor ve acı olacağı
şimdiyse boğazımda koca bir düğüm
yutkunamıyorum, nefes alamıyorum
bu halde ben sizi bırakmak istemiyorum.
bu belkide bir veda hiç yapmadığım
belkide sizi çok ihmal ettim
ama şimdi görüyorum ki
neleri bırakıp da gidiyorum
kaybedince mi anlamak zorunda
her seferinde insan elindekini.
herşey için herkesden özür diliyorum
ve gidiyorum
sessizce bir sensizliğe
15 ay dile kolay,
daha bebeğimiz bile 15 aylık değilken ben nasıl olurda
bırakırım sizi bir başınıza…
Allah’a emanet olun, birbirinize iyi bakın.
ve beni hiç düşünmeyin,
ben sizi sizden çok düşüneceğim
her an ve her saniye,
içimde bitmeyen bir acı özlem ve hasretle.
bir baba için çok zor anlar bunlar ama
elveda…


Posted in Ayrılık, Hasret, Sevgili, Şiir | No Comments »

Ayrılmam

Written by SuGibi on 27 March 2009 – 23:43

Sona ermekte gün yine seninle
Akşamlar böyledir hep sessiz
Eşyalar başka yerde, ben bir yerde
Gölgen dolaşır gibi, sanki peşimde

Işıkları yakın nedir bu giz
Yokluğun da, sen de varsa, sen bu evde

Ayrılmam, sarılırım hayallere
Ayrılmam, sevişirim özleminle

Hava ağır sıkıntıda sokaklar
Sensin kaldırımlardaki bu iz
Alışmaya çalıştıkça öfke gibi
Hasret büyüyor göğsümde, sinsi, sessiz


Posted in Ayrılık, Şiir | No Comments »