Archive for March, 2009
Seni Seviyorum, Çünki …
Written by SuGibi on 28 March 2009 – 00:39
Seni seviyorum. Çünki, her sabah kalktığımda bir günü daha seninle geçirecek olmanın mutluluğunu yaşatıyorsun bana. Ben her güne seninle başlıyorum ve her gün hayatı yeniden keşfediyorum.
Seni seviyorum. çünki, sen gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan en parlak renksin. Her şey senin rengini taşıyor ve benim için ancak o zaman anlamlı oluyor.
Seni seviyorum. Çünki, soğuk günlerde içimi ısıtan ılık rüzgarsın. Sıcak günlerdeyse ferahlık veren kuzey rüzgarı. İliklerime işleyerek esiyorsun.
Seni seviyorum. Çünki, her şey de sen varsın. Nasıl olmayacaksın ki?.. Sanki sen doğduğumdan beri içimdeydin. Yüreğimin en derin köşesindeydin. Sanki ortaya çıkmak için beni bekliyordun. Ve ben orada olduğunu fark edince hak ettiğin yere çıkardım seni.
Seni seviyorum. Çünki, hep benimlesin. Seni görmem için yüzüne bakmam gerekmiyor. Gözümü kapatsam oradasın. Gördüğüm her yüz aslında sensin.
Seni seviyorum. Çünki, gözlerinin içindeki binlerce yıldız, gecenin karanlığını delip geçiyor. Sen bana bakarken ben kendimi yıldızlara bakar gibi hissediyorum. O yıldızların parlaklığında kaybediyorum kendimi. Gözlerim kamaşıyor ama şikayetçi değilim aydınlığından. “Güneş doğmasa da, yıldızlar kaybolmasa” diyorum ama, biliyorum ki güneşim de sen olacaksın gecenin sonunda. Bu kez daha parlak, daha aydınlık çıkacaksın karşıma.
Seni seviyorum. Çünki, her gülümseyişin içimi yeniden yaşama sevinci ile dolduruyor. Her gülümseyişin karamsarlığı yıkıyor, umutsuzluğu parçalıyor. Bir çiçek bahçesine çeviriyor dünyamı… Çiçek dedim ya, sana bir çiçek adı verseydim papatya olurdun. Açışıyla dünyaya baharın geldiğini müjdeleyen papatya… İddiasız ama güzel. Güzel ama kibirsiz.
Seni seviyorum. Çünki, seni sevmeyi, sana dokunmayı, seni dinlemeyi, sana bakmayı, seni koklamayı, seninle paylaşmayı seviyorum. Seninle birlikte insana dair ne varsa onları da seviyorum.
Seni sevdiğimi anlatmaya çalışırken ne kadar çaresiz olduğumu görüyorum. Her sözcükten sonra durup tekrar tekrar düşünüyorum, “seni yeterince anlatabildim mi?” diye… Biliyorum ki yetmeyecek, bu kadar sözcükten sonra bile sana sevgimi anlatamamış olacağım. Sözcüklerin bittiği yerde gözlerime bak. Onlar bu sevgiyi çok daha iyi anlatacaktır sana…
Tags: seniseviyorum
Posted in Sevgili, Yazı | No Comments »
Çiğ Damlası
Written by SuGibi on 28 March 2009 – 00:38Çiğ damlası seher vakti bir yaprağın üzerine düşmüş. Düşerken biraz mutsuz muş. Oysa onu arkadaşları hep gülerken görmüşler. Hüzünlü tarafını hep saklamış kendine. Sabahın o saatinde nasıl olsa kimse yok diye hüzünlü bir şekilde yaprağın üzerine düşmüş.Yaprak şaşırmış ,afallamış . bunca çiğ damlası gördüm hiç bu kadar güzelini görmedim demiş içinden. Çiğ damlası o kadar narin,o kadar sevimliymiş ki hüzün bile çok yakışmış duru tenine,buğulu gözlerine.Yaprak bir süre hayranlıkla çiğ damlasını seyretmiş. Sonra biraz kıpırdanmış. Çiğ damlası başını kaldırmış hüzün buğusunun içinden yaprağın yemyeşil gözlerini görmüş, Yaprağın yemyeşil gözleri damlanın duru gözleriyle karşılaşmış. O hüznü silmek yok etmek istemiş bir an. Ama sonra ona hüznünde yakıştığını fark etmiş. Yaprak hüznü değil de acılarını hafifletmeliyim onu koruyup kollamalıyım diye düşünmüş, Damlacık bir çift yeşil göze vurulmuş ama yine neşeli sempatik tavırlarını takınmış, Yaprak inanamamış gördüğü güzelliğe sarsılmış. Bir bakmışki her hali güzel. O zaman yanından ayrılmamalıyım demiş. Yavaşça kıvrılıp. Çiğ damlasını kolları arasına almış. Eğer görmek isterseniz bu büyük aşkı bir sabah çok erken uyanıp dallarda salınan yapraklara bakın. Göreceksiniz o güzelliği…….
Posted in Yazı | No Comments »
Gitme Ne Olur
Written by SuGibi on 28 March 2009 – 00:38
Gidersen, yaşamın acılı haritasında yaralı bir kalbin, adını bilmediğim
çiçekleri kanar içimde her gece… Ay suskunlaşır, yıldızlar suskunlaşır, acılar
suskunlaşır, yitirir sesini yaşayanlar da ölüler gibi… Suskunluğun trendinde kan kusar yürekler sensiz. Rüzgar da esmez artık buralarda, çiçekler de açmaz, herkes boynu bükük kalır bu şehirde, çekip gider mutluluklar… Gitme ne olur.
Bak hüznün zifiri saçları akıyor geceye, gecenin karanlığına karışıyor hüznüm…
Lanetlenmiş yalnızlıklara ah ediyor kalbim. Her gün biraz daha büyüyor içimdeki kırgınlık… Gitme… Acılar içinde olsam da yaşamı çılgınca sevdim ben.
Çılgınca sevdim bu dağları, bozkırları, güneşi. En çok seni sevdim dağçiçeğim,
en çok seni sevdim… Gitme ne olur.
Yol türküleri kederlidir nazlım, yol türküleri dertli, yol türküleri acılı.
Gidersen kar yağar istasyonlara, boynu bükük bakar ardından bütün akasyalar.
Gitme, bir güvercin sıçaklığı gibi kal yüreğimde. Ben ki sevdamı dağlı bir çiçek gibi göğsümüm üstünde taşıdım hep, namusumun akında. Ne zaman gözlerine baksam beyaz beyaz güvercinler kanat çırpar mavilere; Güller açar ne zaman ellerimi uzatsam saçlarına, serin serin eser yeller.
Bu sevdayı alıp gitme benden, alıp gitme mutluluğumu gözleri türkülü kuşum;
içimdeki baharı öldürüp gitme, kimsiz, kimsesiz boynu bükük bırakma türkülerimi.
Körpe bir dal gibi koparma sevinçlerimi yüreğimden ne olur… Gitme sevdamsın, ateşimsin, hasretimsin& Gitme ekmeğimsin sen, suyum, havamsın& Gitme, ben sana kalbimi verdim.
Kalbimi de alıp gitme…
Gitme, figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları kelebekler ölür
gitme
bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm
gitme
öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah be gülüm
gitme
içimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm
gitme
bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlarda gider bu kent de, ölürüm
gitme kal
menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam yokluğun ölüm
Posted in Ayrılık, Hasret, Şiir | No Comments »
Özlemek
Written by SuGibi on 28 March 2009 – 00:37
Özlemek; sevmektir ilk once
Cunku sevmezsen ozlemessinki delicesine.
Özlemek; aglamaktir
Akan her gozyasinda anilari animsamaktir.
Özlemek; uzaklara dalmaktir
Cok uzaklara…
Özlemek; umit etmektir
Hayal etmek basarmanin yarisidir misali.
Özlemek; saklamaktir
Bazen yalnizligindan, bazen ise etrafindaki gereksiz kalabaliktan.
Özlemek; haykirmaktir
Sesin kisilircasina ozledim diye bagirmaktir.
Özlemek; kizmaktir
Bazen ozlemine neden olanlara, bazen ise kadere çaresizce.
Özlemek; yanilmaktir
Gece yarisi kalktiginda, herseyin bir ruya oldugunu anladiginda mesela.
Özlemek; sabretmektir
Usanmadan safagi gÖzlemektir
Yillari, aylari, haftalari, gunleri, saatleri, dakikalari hatta saniyeleri kovalamaktir.
Özlemek; yasamaktir
Yalnizliga inat mucadele etmektir
Özlemek; kavusmaktir
Bir daha ayrilmayacasina… Hayal bile olsa.
Posted in Hasret, Şiir | No Comments »
Aşk Belki…
Written by SuGibi on 27 March 2009 – 23:56
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi…
Ama; kendimden bile önce tanıdığım…
Her saniye yeniden doğmak gibi…
Ama, asırlardır süren…
Kışa dönmeyen sonbahar; derin, duygulu…
Yaza dönmeyen ilkbahar; serin, coşkulu…
Ilık avuçlarında, kar taneleri…
Güneş sıcağı, gözleri…
Ve sözleri…
Ve sesi…
Böyle olmalı aşkın tarifi…
Ki, tarif edilememeli…
“Resmini çiz!” deseler…
Bacası tüten bir ev belki…
Belki gece yarısı terkedilmiş bir şiir…
Veya kaldırımların kanına giren…
Aşkın ayak sesleri…
“Resmini çiz!” deseler…
Her köşe başı ıhlamur kokar…
Yağmur kokar…
“Resmini çiz!” deseler…
Şehit akıncının dudaklarındaki tebessüm…
Veya…
Gecenin koynuna bırakılan gözyaşları…
Gizli ve mahçup…
Aşk, istemektir belki…
Belki bir ticaret; pazarlıksız…
Bedeli kalbinizdir… Bedeli herşeydir…
Sonrası bir uzun yolculuk…
Sonrası; nasip!
Tarifini sorsalar….
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi…
Az kalsın ölüyormuşum gibi…
Posted in SuGibi, Şiir | No Comments »