YAŞAMAK fırsattır , yararlanmayı bil.
YAŞAMAK güzelliktir, kıymetini bil.
YAŞAMAK mutluluktur, tatmayı bil.
YAŞAMAK rüyadır, gerçekleştirmeyi bil.
YAŞAMAK meydan okumasıdır sana,karşı çıkmayı bil.
YAŞAMAK görevdir,tamamlamayı bil.
YAŞAMAK oyundur, oynamayı bil.
YAŞAMAK servettir, korumayı bil.
YAŞAMAK aşktır, sevgidir, keyfini çıkarmayı bil.
YAŞAMAK bilmecedir, çözmeyi bil.
YAŞAMAK hüzündür, aşmayı bil.
YAŞAMAK verilmiş bir sözdür, tutmayı bil.
YAŞAMAK şarkidir, söylemeyi bil.
YAŞAMAK mücadeledir, kabullenmeyi bil.
YAŞAMAK trajedidir, göğüslemeyi bil.
YAŞAMAK şanstır, kullanmayı bil.
YAŞAMAK çok kıymetlidir, mahvetmemeyi bil.
YAŞAMAK yaşamaktır,uğruna savaşmayı bil.
Şerefle Bitirilmesi gereken en ağır görev “HAYATTIR” Bu nedenle;
Bir lokma ekmek için şerefini ayaklar altına almaya,
Bir anlık zevk için namusunu lekelemeye, Bir zamanlık mevkii için ayak öpmeye,
Günlük menfaatin için faziletini karartmaya “DEĞMEZ”
Ne çok fazla akıllı ol, ne de çok fazla çılgın.
Ne kendini çok fazla beğen, ne de çok fazla çekingen ol.
Ne çok fazla onurlu ol, ne de çok fazla mütevazi.
Ne çok fazla konuş, ne de çok fazla suskun.
Ne çok fazla sert ol, ne de çok fazla yumuşak.
Eğer çok fazla akıllı olursan, insanlar senden çok fazla şey bekler.
Eğer çok fazla çılgın olursan, her zaman aldatılırsın.
Eğer çok fazla konuşursan, kimse sana aldırmaz.
Eğer çok fazla susarsan kimse seni saymaz.
Eğer çok sert olursan, kırılırsın.
Eğer çok yumuşak olursan ezilirsin
UNUTMA!!!
Uzun bir süredir tam da yaşamak istediğin hayatını yaşamaya başlayacağını düşünegeldin. Fakat bunun için önünde hep bir engel oldu; önce yapılması gereken bir şey, bitirilmesi gereken bir iş, çalışılması gereken bir süre, ödenmesi gereken borçlar. Bunların hepsi bittikten sonra hayatının başlayacağını düşündün. Fakat bu arada hayat kendi hızıyla akıp gitti. Hala daha o engelleri aşmaya çalıştığın bugünlerde bir de baktın ki, engellerle yaşadığın geçmişin hayatın ta kendisiymiş. Yoksa onları da tatlı bir nostalji duygusuyla anıyor ya da anlatıyor olamazdın. O halde şimdi hayatına bak. Engelleriyle, yapılması gereken işlerle, ödenmesi gereken borçlarla yıllar sonra tatlı bir nostalji olacak bir hayat yaşıyorsun. Hayatın tâ kendisidir şimdi yaşadığın. Engellerler, borçlar, bitmemiş işler, telaşlar, sıkışıklıklar… hepsi hayatın kendisi.
Mutluluğu erteleyip durma. Mutluluğun varılacak bir yer değil; yürüdüğün yol olduğunu unutma. Unutma ki, zaman kimseyi beklemez. Ne okulun bitmesini, ne hiç borcunun kalmamasını, ne bir ev sahibi olmayı, ne çocuklarının büyümesini, ne emekli olmayı, ne baharın gelmesini bekle! Mutlu olmak için şimdiki zamandan daha uygun bir zaman yok!
Yine bir sabaha senle uyandım.
Ellerini tutmak gözlerimi ilk açtığımda karşımda seni görmek
Ne güzel bir duygu
Hani insan çok ister ya bir şeyi
Seni çok istiyorum incitanem
Çünkü seni çok seviyorum
Issız gecelerde yalnız değilim artık
Yalnızlığımı bozan sana olan sevgim gün geçtikçe büyüyor içimde
Patlamaya hazır bir yanardağ içim
Sevgim kadehteki sonsuzluk şarabı
İçelim kaderimizi aşkım içelim ki sonsuz olalım
Seni sonsuz seviyorum bebeğim.
Benim esmer yarim
Sen ağlarsan ben solarım
Sen gülersen ben hayat bulurum
Yoktur senin gibi bir yar
Yoktur senden başka sevdiğim
Sensin gözlerimin odağı
Sensin kalbimin ışığı
Sensin benim alın yazım
Birtek sensin benim hayat yoldaşım